Bir Kitabı Yayınevine Göndermek ya da Oy Derdo Derdo

Her kitabın yazılış ve yayımlanma hikayesi elbette farklıdır. Yine de oldukça dertli olduğunu düşündüğüm bu süreci kendi gözümden anlatmak istedim.
Öncelikle, bu bir yol gösterme/rehberlik etme yazısı falan değil. Monolog bir dertleşme olarak düşünülebilir. Olaya/sürece objektif bakan ve daha öğretici bir yazı olan “O yayınevleri kitabınızı basmayacak çünkü” makalesine göz atmakta da yarar var.

Adı sanı bilinmeyen bir yazar / yazar adayısınız. Dosya yazıldı. Bin kere üzerinden geçildi. Çok sevilen yerler silindi, yeniden yazıldı. Okurluğuna güvenilen bir kaç eşe dosta sunuldu, öneriler alındı. O önerilerin hangilerinin ciddiye alınıp alınmayacağına karar verildi. Ona göre yeni revizeler yapıldı. Son okuma yapıldı. Artık metinden yeterince bıkıldı. Sıra geldi kaf dağının ardındaki çiçeğe ulaşmaya. Dosyayı bir kitaba dönüştürüp okurla buluşturmaya.
Bu noktada KDY gibi talep üstüne baskı yapma çözümü ya da Cinius gibi ücretini vererek kitabı bastırmak gibi seçenekler de var ancak bu benim şahsi dertleşmem olduğuna göre ben kendi yolumu anlatacağım. Diğer yöntemlere saygı duymakla beraber benimsemediğim için ben geleneksel yöntemle kitabımı çıkarmak istediğime karar vermiştim. İlk kitabım Organik Cinayetler‘i tamamladığımda durumum buydu. Uygun yayınevlerinin bir listesini çıkardım ve her yayınevinin başvuru kurallarına riayet ederek dosyamı gönderdim.

kitaplar organik cinayetler

Gerisi bir bekleyişten ibaret. Yaklaşık 3 yıl boyunca saatte dört-beş kere e-postamı kontrol ederek geçen uzun günler ve geceler. Platonik aşkından her an bir haber alacakmışçasına diken üstünde geçen uzun bir zamandı.
Nihayetinde Mythos yayınları dosyamı kabul etti. Dosya hazırlık süreci tam hayalimdeki gibi olmadı. Yine de kısa bir süre sonra öykülerim kitaplaştı ve satışa çıktı. Kısa bir süre sonra bazı büyük kitap evlerinin raflarında da kitabımı görmek harikaydı. Bu özellikle korku gibi dezavantajlı türde bir kitap için oldukça kısıtlı bir ihtimal.
Bu süreçte üzüldüğüm tek şey, 3 yıldan uzun süren gergin bekleyiş sırasında yeni hiçbir şey yazmamış olmam. Sadece bekledim. Bu büyük bir hataydı. Hayat senelerce e-posta bekleyecek kadar uzun değil.

Organik Cinayetler kitaplaştıktan sonra, üzerime çullanan adrenalin benzeri bir heves dalgasıyla yeniden yazmaya başladım. Bu süreçte Hoşluklar Evi ortaya çıktı.
Bir çocuk romanı olan kitap, öncekinden oldukça farklıydı. Bu kez yeni dosyama uygun yayınevlerinin bir listesini çıkardım ve yine o korkunç dosya gönderme süreci başladı.
Ancak bu kez yazmayı bırakmadım.

kapak hosluklar evi

Yaklaşık dokuz ay sonra, ben yeni korku öyküleri yazarken Tekir Kitap Hoşluklar Evi’ni beğendi. Üstelik kapak tasarımını bizzat Memo Tembelçizer yaptı (Sevinçten delirecektim). Ege Karadayı’nın kapak çizimi ve vinyetleriyle süslendi, çok yakışıklı bir kitap olarak okuyucuyla buluştu.
Bekleme sürecinde durmamış olmanın meyvesi de bir kaç ay sonra Kuru Bebek ile geldi. Kırmızı Kalem Edebiyat, dosyama kıymet verdi ve Deniz Çağlar sayesinde harika bir edit sürecinden sonra üçüncü kitabım 2025 Ekim ayında satışa çıktı.

kitaplar kuru bebek

Öncesi sıkıntılı sonrası nispeten daha kolay geçen bir yol gibi görünse de şimdi elimde hazır başka çocuk ve korku dosyaları var. Aslına bakılırsa onlarla ne yapacağımı da tam bilmiyorum. Kitapların yayın tarihleri arasında belli zaman bırakmak gerekiyor. Yine de bir dosyayı yayınevine gönderdiğinizde kabul edilip edilmeyeceği ya da geri dönüş yapılıp yapılmayacağının bir garantisi yok. Çoğu yayınevinden red bildirimi bile gelmiyor maalesef. Dosyalar elimde, öyle biraz kalakalmış olduğumu söylemenin bir sakıncası yok sanırım. Bu konuda kafamı toparlamayı bekliyorum.

Tek bildiğim şu ki, bir şekilde en tıkanık yollar bile açılıyor. Benim yapmam gereken sanıyorum sadece okumayı ve nitelikli bir şekilde yazmayı sürdürmek. Sonrası bir şekilde geliyor. (Evet burası kendime motivasyon notu) Günlük hayat, iş, ev derken yazmak oldukça zor. Bu konuda da söyleyecek bir şeylerim vardır elbet ama o da başka bir yazının konusu olsun.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir